Göreve başlamasının üzerinden 16 ay geçtikten sonra konuştuğumuz Belediye Başkanı Erdem Gül'e yönelttiğimiz sorular ve aldığımız cevaplar...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir iştiraki olan İSTAÇ İstanbul Çevre Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Sn. Eyyüp Demirhan'a iletmiş olduğumuz soruları ve yanıtlarını okuyucularımızla paylaşıyoruz.
Bugün dünyanın birçok bölgesinde doğal ve kültürel hayatın ekolojik dengesini daha fazla bozmadan sürdürülebilirliğini sağlamak için motorlu araçların nasıl azaltılacağı, giderek hayatımızdan çıkarılacağı ciddiyetle tartışılıp adımlar atılırken bizim İstanbul Büyükşehir Belediyemiz (İBB), Türkiye'deki tek motorlu araçsız yerleşim olan Adalar'ı "yasal kılıf uydururarak" motorlu araçlar cehennemine çevirmektedir.
Ama gelenek Adalar’da yaşadı. En çok da Büyükada’da. Çünkü Adalar'a motorlu taşıtların girmesi yasaktı. Ancak polis arabası, ambulans, belediyenin çöp kamyonu gibi motorlu araçlar vardı Adalar’da, yolcu ve eşya taşıması hep at arabalarıyla yapılıyordu. Artık öyle değil.
Çalıştay’ın toplu ulaşım ve faytonlar masaları en çok tartışmanın yaşandığı masalar olmuştu ve bu masalardan çıkan sonuçlar Çalıştay’ın sonuç bildirgesine ve notlarına da aktarılmıştı.
19 Haziran ziyareti öncesinde KORUNAda haftalık bülteninde yayımlanmak üzere sayın İmamoğlu’na sorular göndermiştik. Sorularımızın yanıtları ziyaret gününün akşamı elimize ulaştı. Okurlarımızla paylaşıyoruz.
Hani hiçbir şey eskisi olmayacak deniyordu, ama sanki her şey eskiye döndü, hiçbir şey yaşanmamış gibi oldu ya, haklı olarak "ne olacak bundan sonra" diye soruluyor. Daha da fazla sorulacak. Belirsizlikler had safhada. Kimin ne hazırlık yaptığı, önlem aldığı, kim tarafından denetleneceği gibi sorular sorular...
1 Haziran itibariyle, 26 Nisan tarihinde başlayan Adalar’a ulaşım yasağı kalkıyor ve ülkemizde normalleşme ilgili adımlar atılmaya başlanıyor. Adalar, önümüzdeki döneme hazır mı? Ne yazık ki bu soruya olumlu cevap vermek mümkün değil. Bunun pek çok sebebini sayabiliriz…
Covid-19 Salgınında Adalar’da neler yaşanıyor? Hangi tedbirler alındı? Neler yapılması gerekiyor? Eksiklikler nasıl giderilebilir? Sorunlara nasıl yaklaşılmalı?
Bayram tatillerinde iskelelerde ezilenlerin bayılanların olduğunu gördük, çok yakın bir zamanda. Vapur sayısını azaltmak bir çözüm değil, tam tersine daha büyük bir risk. Peki ne yapılabilir? Bu verili duruma bakarak "hiç bir çare yok, ne başımıza geldiyse razı olmalıyız" mı diyeceğiz? Geçtiğimiz yıllarda yaptığımız tam anlamıyla buydu.