Tarihi Miras ve Koruma konulu Adalar Dergisi makaleleri - Adalı Dergisi
Sizleri bilemem, fakat ben büyüklerimin yaşadıkları yörelerini ziyaret etmekten hoşlandığımdan, bilhassa emekli olduğumdan beri, babamın ecdadının beş yüz küsur yıl yaşamış oldukları Ankara’nın Hoca Hindi, Hacendi, Yeğenbey, İstiklal, Sakalar gibi değişik isimlerle anılan eski Yahudi Mahallesinde dolaşmaktan hoşlanırım.
Kongreler ve toplantılar, turizmin çok önemli bir unsuru. İstanbul toplantı turizminde dünyanın ilk 10 kenti arasında iken, son iki yıl içindeki gelişmeler sonrasında ilk 50 içinde bile yer almıyor artık. Adalar’da durum biraz daha farklıydı. Uluslararası toplantılar için büyük mekanlar gerekirken, Adalar daha çok iç pazarda küçük buluşmalar, butik toplantılar için aranan yer olmuştu. Heybeli’de Halki Palas, Büyükada’da da Splendid oteli, tarihi yapıları ve salonlarıyla toplantı ve incentive turizminin çekim merkezleri idiler. Bu iki otelin açtığı yola, Anadolu Kulübü ve yeni oteller de girmiş, toplantılar için uygun mekanlar geliştirmeye bu alana yatırım yapmaya başlamışlardı.
Akillas Millas ile Adalar Müzesi ve Adalar Kent Konseyi işbiliriği ile buluşuluyor...
Prens Adaları genel olarak insanlara huzuru hissettirir. İnsanların huzuru hissetmesindeki önemli etkenler ise yoğun bir insan kalabalığının olmaması, motorlu taşıtların olmaması, doğal güzellikleri ve havasının temiz olması gibi etkenlerdir.
Adalarda imar planı tartışmaları sürerken belki değinmekte yarar var; biraz da 20. yüzyılın kültür mirasından söz edelim. Bugün koruma konularını tartışanların çoğu hayatlarının bir bölümünü 20. yy’de geçirdiler.
Mevlana’nın ‘Karanlık arttıysa sen de ışığını arttır.’ sözü kulaklarımdan gönlüme doğru aktığı andan itibaren hayatımın da duygularımın da kontrolünü sağladı dersem doğru olur.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kararı ile 1984 yılında SİT Alanı ilan edilmiş olan Adalar’ın bilindiği gibi yeni Koruma Amaçlı İmar Planları hazırlanmış bulunmakta. ...1/1000’lik planlara erişim mümkün değil.
Geçen ay içerisinde yazlıkçılar, tatilciler, emekliler, yerli-yabancı turistler Büyükada’ya gelmeye başlamıştı. Onların ihtiyaçlarını karşılayacak süper marketler, süper raflarını süper fiyatlarla donattılar. Şahıs malı ve ticarethanelere ait iki, üç, dört tekerlekli nakil vasıtaları depolardan çıkarıldı; tozları alındı, farları parlatıldı, aküleri dolduruldu, Adamız da doldu, dopdolu oldu.
Adalar’ın Dünya Miras Listesine alınması için bir araya gelen girişim grubu da Adalar kültürel ve doğal mirasının değerinin bilinirliğinin arttırılması, sahiplilik hissinin geliştirilmesi ve bu değerlerin karşı karşıya kaldığı çeşitli baskıların doğru bir şekilde yönetilerek tüm çeşitliliği ile bu değerlerin daha etkin korunması gerektiği düşüncesinden hareket ediyor.