Kınalıada konulu Adalar Dergisi makaleleri - Adalı Dergisi
Bugün toprağa cemre düştü. Bir ferahlık bir ümit doğdu gönlümüze. Oysa dışarda yağmur yağıyor. Bu da demektir ki her zorun arkasında bir aydınlık var. Bekleyelim bakalım hayat bizi nasıl karşılar.
Müzik ruhun gıdasıdır derler. Her yerde, her zaman ve her tarz müzik dinlemekle geçiyor hayatımız. Müzikle coşar, müzikle hüzünlenir, müzikle huzur bulur, müzik dinleyerek hayal kurar veya göz pınarlarımız dolunca hafif bir müzikle derman ararız.
Sonbaharı Adalarda yaşamanın keyfi bir başka olur. Eylül bir başkadır Sonbaharda. Adaları terk edip şehrin merkezine dönmek hep zor olmuştur.
Yurt dışından Adalılar tatillerini geçirmek için, Adamızı, ada havasını ve çocukluk arkadaşlarını seçtiler. Tanıdığım birkaç kişinin yurda dönüş yapmak istediklerini de biliyor ve seviniyorum.
Bugün sahilde biraz güneşlenip dinlendikten sonra yavaş yavaş evimin yolunu tutacağım. Yürüyüşü sevdiğim için yolumu uzatanlardanım. Kim bilir kaç kişi ile selâmlaşacağım...
Yıllar sonra defterlerimi açtım. Türk Sanat Müziğinin klasik eserlerini makam makam deftere dökmüşüm.
Hayatlarımızdan uzaklaştırılan hayvanlar öyle çoğaldı ki beslememize izin verilen hayvanlardan kedi ve köpeklere karşı ilgimiz de doğal olarak arttı.
Kınalıada’da şu son günlerde adalıların diline doladıkları, bazı kişileri gerçekten ilgilendiren, bazı duyarsız kişilerin de umursamaz tavırlarını açıkça belli ettikleri bir konu var: İkametleri Ana karadaki adreste mi bıraksak, yoksa Adalar beldesini mi tercih etsek?
Adalı’nın Haziran sayısında Adalar’da Ulaşım başlığı altında bireysel arabalanmaya doğru gidişin sorunlarından ve toplu taşımadan söz ettik.
Kınalıada’da adalar halkı olarak hepimizde derin üzüntü ve endişe yaratan bir çocuk istismarı olayı yaşadık. Olay, rehber öğretmenin bilinçli tutumuyla mahkemeye intikal etti.