Ekolojikonulu Adalar Dergisi makaleleri - Adalı Dergisi
1 Ekim 2021 tarihli Resmi Gazete’de, 30 Eylül 2021 tarihli iki ayrı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Sedef Adası ve Kaşık Adası’nın bir bölümünün “koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda”, “kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine” karar verildi. Koordinatları belirtilen bu alanlar dışında kalan alanların koruma dereceleri ile ilgili bir açıklama ise yapılmadı.
Ağaçlandırmanın netice verdiğini görüyoruz. Gerçekten de aradan geçen on sekiz sene sonra resme baktığımızda ada yemyeşil! Ama bu yeşillik nasıl bir yeşillik?
Çocuklara yaşadıkları doğayı nasıl koruyacaklarını ve olası iklim felaketleri sırasında nasıl hayatta kalabileceklerini öğretmek için Adalar’da belediye, sivil toplum kuruluşları, deniz ve spor kulüpleri el ele verip kamplar organize etse, kurslar düzenlese, belgeseller izletse ve bu yolla bir farkındalık yaratsa fena mı olur?
Burgazada yangınından sonra yapılan ağaçlandırma üzerine Prof. Dr. Doğan Kantarcı ile 2004 yılında yapılan söyleşiden…
Tarih bize insandan milyonlarca yıl önce de orman yangınlarının olduğunu söylüyor. Cam mam, sigara filan daha icat edilmemiş yani! Dinozorun ağzından fışkıran alev de mevzubahis değil! E nasıl oluyor da kendiliğinden yangın başlıyor? Cevap: Doğal yollarla ortaya çıkan kıvılcımlarla. Bu aydaki gibi aşırı sıcaklarda yağmur yağmasa da, biz görmesek de düşen yıldırımlarla, yanardağ faaliyetleriyle, meteor yağmurlarıyla, ağaçların ‘tutuşma sıcaklığı’ seviyesine ulaşmasıyla, düşen taşların kayalara hızla çarpmasıyla vb çıkan kıvılcım kupkuru otları hemen tutuşturuyor.
Covid belası az gelmişti bir de nurtopu gibi yepyeni bir müsilaj derdimiz oldu değil mi? Böyle devam ederse bir adadan diğerine yürüyerek gidip geleceğiz galiba.
Marmara Adalarında faaliyette bulunan dernekleri aynı çatı altında buluşturan Marmara Adalar Platformu, “Marmara Denizi’nde Çevresel Tehditler ve Deniz Kirliliği” başlıklı çevrimiçi bir çalıştay düzenledi.
Zararlı mikro-alg aşırı üremeleri küresel bir olay olup, son 30 yıldır artış gösterdiği bir gerçektir. Prensip olarak çok az etkilenmiş birkaç bölge dışında hemen hemen tüm dünya ülkelerinin kıyısal sularında genellikle birden fazla zararlı ya da zehirli türün varlığı ve aşırı üremesi bilinmektedir.
Marmara’da canlı yaşamı ne anlama geliyor? Marmara Denizi artık bulanık bir su kütlesi mi? Marmara’da tüm canlılığın çok küçük bir alana sıkışmış olması, kirlilik, ışık geçirgenliği, oksijen kalmamasının göstergeleri nelerdir? …
Marmara Denizi kirlenir mi?, kirlenmez mi? gibi tartışmaların gündemde olduğu 80’li yıllardan bu günlere kadar kamuoyunun yakından izlediği gibi, bu küçük ancak önemi son derece büyük su kütlesinde pek çok değişimler meydana gelmektedir.