Çarşamba, 03 Haziran 2015 08:51

Burgazada Pansiyonlu İlkokulu

Hakkı Yalçın
Ögeyi değerlendirin
(2 oy)
Burgazada Pansiyonlu İlkokulu Fotoğraflar: Mustafa Çekal
Burgazada Pansiyonlu İlkokulu’ndan mezun olan yatılı ve Adalı öğrencilerle bu okulda görev yapmış öğretmen ve görevlilerin kurduğu bir grup var. Bu grup her yıl 19 Mayıs’ta bir araya gelip okudukları -bugünkü adı Sait Faik Abasıyanık İlkokulu- okulda hasret giderip piknik yapıyorlar. Bu okul mezunlarından Hakkı Yalçın bu yılki toplanma ile ilgili yazısını bizimle paylaştı.

Burgazada Pansiyonlu İlkokulu, bizim çocukluğumuzun parasız yatılı yalnızlığı.

19 Mayıs günü ilkokul öğretmenlerim ve arkadaşlarımla buluştuk.

Yıllar öncesinin anılarıyla gerçekleri arasında bir günlük yolculuk.

Çocukluğumun erik ağaçları yerinde duruyordu. Tadına baktım aynı. Sadece şimdiki zamanın tozuna bulaşmış. Suna öğretmen, Sevgi öğretmen, Ayla öğretmen, Emel öğretmen, Serpil öğretmen, İnci öğretmen, Hıdır öğretmen, Şaziye ve Mithat öğretmen. Hala dualı gözleriyle bakıyorlardı bizlere. 46 yıl sonra devamı çekilen bir filmin sonbaharında.

Okulumuzu ziyaret ettik de, birçok şeyin yerinde yeller esiyordu. Koca ilkokulda toplam 30 öğrenci. Ve sadece 3 öğretmen. Okul müdürü Şükrü Erdoğan bir yandan derse giriyor, öte yandan okulu yönetiyor. 150 kişilik öğrencisiyle bıraktığımız yatılı okulumuzun hazin durumu.

Arkadaşlarım Mustafa Çekal, Adnan Akçıllar, Nazan İlhan, Nursel Özkan, Hülya Sezgin, Hamiyet İlhan, Yılmaz Şilelioğlu, Sabahattın Aravi, Ahmet Çalışkan, Mahinur Akkuş, Elif Akbaba, Makbule Sezgün, Oya Akkuş, Turgut Gülleoğlu.

Hepsi de babasız çocukların hayata tutunma mücadelesinin zaferi gibiydi. Ama çocuksu yanlarımızın yaraları da hala ortada duruyordu.

Siyah beyaz fotoğraflar gibi.

burgazada pansiyonlu ilkokulu 2 280xYatılı okulların hayattan silinmesi gerçeğine karşılık, ülkenin acı gerçekleri de ortadaydı. “Ne yani” dedim, “Babasız çocuklar azaldı da, onun için mi yatılı okulları kapattılar?” Daha çok babasız çocuk varken, sorumun cevabını kim verir ki! Üstelik okulumuzun otel haline dönüştürülme projesi bile vardı da. “Her şey para mı?” diye haykırdık

Anasız babasız çocukların aşkına!

Adalı insanların okulu ayakta tutabilme mücadelesine baktım. Osman Meyveci eşi Meral Meyveci, Ferda Yağız Kılıçarslan koca adaya bir okulu çok görenlere inat, şimdiki zamanın gerçeklerine rehberlik edenlerdendi.

Sevgilim Burgazada.

Masumiyetin ve hüznün yolu.

Şimdi elindeki tek okulunu bile kaybetme yolundaki sahipsiz Burgazada. Hala meyve ağaçları dizi dizi. Hâlâ çam kokuyor. Eski günleri andık, sıralara oturduk güldük ama. Yine içimizden ağlattı bizi!

Bu yazı Takvim Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

 

Son değişiklik Pazartesi, 08 Haziran 2015 21:59
Yorum yapmak için oturum açın