Bercuhi Berberyan

İyisiyle kötüsüyle, eğrisiyle doğrusuyla Yazı devirdik sayılır, Eylül’ü getirdik. Pek de kolay olmadı valla. Zor bir yazdı, zira eritici sıcaklar bir yandan, kötüsü çok iyisi az, eğrisi çok doğrusu azdı.
Salı, 11 Ağustos 2015 21:21

Neden hiç korkmuyorlar acaba?

Sık sık düşünüyorum bu aralar, dünyayı günden güne bitirenler, neden hiç korkmuyorlar? Gezegen büsbütün elden gidince, istifledikleri paracıklarla başka bir gezegende yaşamayı mı garantilediler acaba?
Perşembe, 02 Temmuz 2015 16:34

Adalar’ın bitmeyen sağlık sorunu

Adalılar bilir, ezelden beri Adalar’da ciddi bir sağlık sorunu vardır. Bu sorun, tıpkı yangına müdahale meselesi gibi gün geçtikçe hallolacağına, gitgide çetrefilli bir hal alıyor.
Bu ayki yerimi aşağıda detaylıca göreceğiniz kampanyaya dikkatleri çekmek amacıyla kullanmaya karar verdim.
Cuma, 01 Mayıs 2015 13:42

Ah o canım çam kokusu

...Ağaçlara kıyıyorlar demiştim. Çünkü günümüz insanının anlayışına göre, ne yazık ki uygarlaşmanın yolu betonlaşmaktan geçiyor...
Çarşamba, 01 Nisan 2015 12:05

Biz kadınız, ‘bayan’ değiliz

Mart ayında Dünya Kadınlar Günü kutlandı, biliyorsunuz. O yüzden es geçmeyelim dedim. Ey dünyanın tüm kadınları! Aslında pek anlamsız bulduğum; Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun!
Pazar, 01 Mart 2015 16:53

Ne lodostu ama değil mi?

Dediler ki o geçirdiğimiz feci lodos fırtınası için; Hiç böylesini görmemiştik. Çok zarar gördü adalar, her yeri su bastı, kaldırım taşları yerlerinden çıkıp savruldu. Sosyal paylaşım sitelerinde, fırtına görüntülerinden geçilmiyordu. Ne görüntülerdi ama... 
Pazar, 01 Şubat 2015 16:52

Değerbilmezlik illeti

Orta yaşa gelip de onca yıllık çalışmanın karşılığını alarak, rahat rahat yaşamak, gönlünce gezip tozmak, hobilerinin peşinden keyfince koşmak yerine, günlük geçimi için hâlâ çalışmak zorunda olan birçok insanın en çok özendiği şeylerden biri de ...
Perşembe, 01 Ocak 2015 01:34

Posta

Heyecanla yolunu gözlerdik. Mahalle esnafından sayılırdı. Herkesi tanır, herkes tarafından sevilirdi. Genelde ‘amca’ olurdu... Postacı Amca. En önemli iletişim aracımız olan mektupları o götürür getirirdi. Yolu gözlenirdi. Hele ‘bayram seyran’ durumu varsa... Ya da aşk meşk işi... Nasıl da yüreğimizi hoplatırdı; sokak kapısının önünden salıverdiği “Poostaaa!!” diye bağıran sesi...
Pazartesi, 01 Aralık 2014 00:00

O zeytin ağaçlarına nasıl kıydılar

Nasıl da acımasızca telef ettiler Yırca’daki o canım zeytin ağaçlarını değil mi? Hem de nasıl ‘astığı astık, kestiği kestik’ bir zorbalıkla. Akşam saatlerinde, baskın yapar gibi iki otobüs dolusu özel güvenlik nezaretinde, o uzay canavarı gibi iş makineleriyle, bir giriştiler ki katliama, durdurabilene aşk olsun...

ADALI DERGİSİ SON SAYI

adali 201902 164 300x