Halim Bulutoğlu

Perşembe, 04 Ekim 2018 15:54

Adalı'dan - Adada olmak

Yaz sonbahara dönüyor. Öyle bir dönüş ki, kararsız. Kararsızlığı havadan, rüzgardan, ısıdan, güneşin yakıcılığından izleyebiliyoruz. Bir doludizgin yağmur, ardından içimizi sımsıcak saran güneş. Bir lodos, bir poyraz olup deli esen rüzgar (buna bir de kasırga söylentileri eklendi), bir yaprağa bile dokunmaya kıyamayan sükunet.
Çarşamba, 05 Eylül 2018 17:30

Adalı'dan: Yerel seçimlere doğru

Yerel yönetim seçimlerine az kaldı. Partiler aday belirleme sürecindeler. Aday adayları arasında yarış başladı. İstanbul Adaları'nda yerel yönetim çok ama çok önemli. En yanlış karar, Adalar'ı bir zamanlar olduğu gibi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir şube, ya da başka bir belediyenin parçası haline getirmek olacak.
Başlıktaki soru, birçoklarımız için anlamsız gelebilir. Biri, ötekinin alternatifi mi ki, karşı karşıya getiriyorsun diye sorulabilir. Sayfiye ile turizm yan yana, bir arada olamaz mı denebilir haklı olarak. Yıllarını turizm araştırmalarıyla geçirmiş biri olarak, ben de böyle bir karşıtlığın sorunlu olduğunu düşünmekle birlikte, başlığı özellikle seçtim.
Cumartesi, 30 Haziran 2018 12:35

24 Haziran seçimleri ve Adalar

Sıcağı sıcağına, seçimlerde ortaya çıkan sonuçları Adalar üzerinden okumak ve değerlendirmek istedik. Bunu yaparken, geçmişte yapılan seçimlerin sonuçlarıyla karşılaştırmalar da yapmaya çalıştık.
Cumartesi, 30 Haziran 2018 12:06

Adalı’dan - Yine faytonlar üzerine

2018 yılı Haziran ayında Adalar’da en çok ne konuşuldu dense, ilk yanıtınız bütün Türkiye’nin kaderini belirleyecek seçimler olurdu değil mi? Öyle ya, yeni ve ne olacağı belirsiz bir sisteme geçilmesi hazırlıklarındaydık. Neler olabileceği konusunda da az çok fikir sahibi olmuştuk aslında, referandumdan bugüne geçen 1 yıl içinde. Türkiye her yönüyle demokrasiden, önüne hedef olarak koyduğu batı uygarlığından adım adım uzaklaşmaktaydı.
Çarşamba, 30 Mayıs 2018 15:28

Yeniden merhaba...

Okuyanlar bilecektir, mayıs sayımızın sunuş yazısında Semra Uzuner arkadışımızın “veda”sı yayınlandı. 2018 Mart ayında çok sevdiği adalarından ayrılmak zorunda kalmışlardı eşiyle birlikte. Bu yazı ona teşekkür için. Ve O’nu bize kazandıran Ömer Faruk Berksan’a...
“Normal” eşiğimiz demokrasi standardı yüksek ülkelerin epey altında olmasına rağmen normalleşemiyoruz. Hayatın bizim standartlarımıza göre “normal” akışının bile epey uzağındayız uzun zamandır. Yaşadığımız ülkede, kentte, sokakta. Duvarlarda. Baktığımız ekranda. Ekrandaki konuşmalarda. Kaleme alınan yazılarda. “Haber” diye okuduklarımızda. Sorun sadece “OHAL” koşullarında yaşadığımızdan değil. Hepimizin üzerine çöken ruh halinde.
Adalar ve Adalar Vakfı için oldukça yoğun bir yıl geçirdik. 2018’de de yapılacak, takip edilecek çok şey var. Gündemimiz yüklü. Vakfın doğrudan faaliyet alanları zaten yeterince yoğun. Adalı Yayınları, Adalı dergisi, internet üzerindeki yayınlar, Adalar Müzesi, sergiler, diğer kültürel ve sportif etkinlikler...
Kongreler ve toplantılar, turizmin çok önemli bir unsuru. İstanbul toplantı turizminde dünyanın ilk 10 kenti arasında iken, son iki yıl içindeki gelişmeler sonrasında ilk 50 içinde bile yer almıyor artık. Adalar’da durum biraz daha farklıydı. Uluslararası toplantılar için büyük mekanlar gerekirken, Adalar daha çok iç pazarda küçük buluşmalar, butik toplantılar için aranan yer olmuştu. Heybeli’de Halki Palas, Büyükada’da da Splendid oteli, tarihi yapıları ve salonlarıyla toplantı ve incentive turizminin çekim merkezleri idiler. Bu iki otelin açtığı yola, Anadolu Kulübü ve yeni oteller de girmiş, toplantılar için uygun mekanlar geliştirmeye bu alana yatırım yapmaya başlamışlardı.
Pazartesi, 02 Ekim 2017 12:20

Adalı'dan

Şehir bizi çağırıyor diyenlere inat, “İstanbul ve Adalar’ın en güzeli Eylül’dür” dedirtecek bir ay geçirdik. Göçlerle boşalmış sokak ve sahiller, tatlı bir yaz sıcağıyla sarıp sarmaladı hepimizi. Deniz davetkârdı, güneş tatlı bir meltemle sarıp sarmalıyordu yanık tenleri.

ADALI DERGİSİ SON SAYI

adali 201810 160 300x