Salı, 07 Ağustos 2018 15:11

Sayfiye kültürü Adalar’ın korunması için anahtar olur mu?

Öğeyi Oyla
(0 oy)
Büyükada Saat Meydanı. Herhangi bir gün. Adalılar ve yazlıkçılar gündüz saatleri çarşı bölgesinden uzak durmaya çalışıyor. Büyükada Saat Meydanı. Herhangi bir gün. Adalılar ve yazlıkçılar gündüz saatleri çarşı bölgesinden uzak durmaya çalışıyor. Fotoğraf: Andree Galataud Coşkun

Bir SİT Alanı olan Adalar İlçesi'nin 1/5000 Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı İstanbul 8. İdare Mahkemesi tarafından, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin açtığı davayı haklı bulması sonucu 2017 yılının sonlarında iptal edildi. İdari Mahkeme kararında, 1/5000 planın mevcut koruma mevzuatına ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığını ve Adaların kültürel ve doğal çevresini koruyamadığını tespit etmekteydi. Geçtiğimiz günlerde kamu kurumlarına ve Adalar İlçe Belediyesi’ne İBB tarafından yollanan mektuptan anlaşıldığı üzere, Büyükşehir Adalar İlçesi için yeni bir 1/5000 plan yapım çalışmasına başlamış bulunmakta.

02 sayfiye kulturu 280x

Yeniden yapılacak Adalar Koruma Amaçlı İmar Planı'ndan Adalılar olarak beklentimiz nedir; henüz bu soru sivil toplum kuruluşlarına ve Adalılara resmi kanallardan yönlendirilmiş değil. Plan, yine bildik şekilde Adalardan uzak bir yerlerde masa başında yapılacaktır; keşke yanılsak ve şaşırsak.

1/5000’i yapanlar katılımcı bir planlama sürecini çalıştırmak gibi bir yaklaşıma sahip olmasalar da Adalılar bu sefer kendi seslerini etkin bir şekilde aramak, müzakere etmek ve ifade etmek konusunda daha deneyimliler. 1/5000 Plana İAKTVKD gibi Adalı derneklerin açtığı davalar, ardından 1/1000 uygulama planına ilişkin girişilen etraflı değerlendirme çalışmaları ve raporlamaları, bunların hepsi Adalı sivil toplumu imar planları konusunda donanımlı bir hale getirdi. Üstelik bu çalışmalar ferdi ve fevri çıkışlar şeklinde değil, Adalar Kent Konseyi gibi, kurumsal yapıların sahip çıkmasıyla istikrarlı ve sürdürülebilir bir nitelik kazandı. Daha da önemlisi, özel çıkarların değil kamu yararının sağlanmasının önemine odaklanıldı; piyasa işleyişine teslim olan bir plan vizyonunun uzun vadede Adalar için oluşturacağı tehlikeler döne döne anlatıldı.

Adalıların planlama sürecine katılması, bugün her zamankinden çok daha önemli

03 sayfiye kulturu 280x

Yeni 1/5000 sürecinde enerjimizi toplayıp bu birikimi tüm Adalılar, hep birlikte, kullanmalıyız; plan sürecine katılımı Adalılar olarak biz istediğimiz için sağlamalıyız. Yeni 1/5000 Koruma Amaçlı İmar Planının hedefinin ne olması gerektiği konusunda Adalıların kuşkusu olduğunu zannetmiyorum: Tarihi mirası, doğal alanları ve kültürel kimliği ile eşsiz bir özgünlüğe sahip Adaların etkin bir şekilde korunması sağlanmalıdır. Koruma Amaçlı İmar Planlarının temel konusu da bu koruma beklentisinin diğer tüm faktörlerin yarattığı dinamikleri gözeterek nasıl sağlanacağını düşünmektir. Adalar Koruma Amaçlı İmar Planı'ndan beklenen sürdürülebilir bir koruma pratiğinin Adaların karşı karşıya olduğu tehditler bağlamında nasıl sağlanacağına dair bir vizyon ortaya koymasıdır. İptal edilen 1/5000 Plan, hatırlayalım, vizyon olarak, Adaların her birine, rekreasyon, spor, kültür, sağlık gibi temalar belirliyor ve belirli bölgeleri bu temaların hayata geçirileceği yerler olarak ayırıyor, buralarda düşük ölçekli de olsa yapılaşmaların önünü açıyordu. 2500 metre karenin üstündeki parsellerde ilave binaya izin veriyor ve hatta bunların pansiyon olarak kullanılabileceğini söylüyordu. Kısacası, bundan onbir yıl önce yapılan plan, Adaları özellikle günübirlik turizm için bir çekim merkezine, bir ziyaretçi adresine dönüştürüyordu.

04 sayfiye kulturu 280x

1/5000 Planın dayandığı daha üst ölçekli İstanbul planında turizmin İstanbul için temel gelişim sektörlerinden birisi olarak tanımlanmış olması gerekçe gösterilerek Adalar'ın turizm-odaklı yatırımlar için cazip bir yer haline getirilmesi hedefleniyordu. Plan şöyle diyordu: "Adalar’ın İstanbul kent bütünü içindeki konumu ve sunduğu olanaklar açısından geleneksel kullanım şekli olan sayfiye bölgesi karakterinde korunup, aynı zamanda bir dinlenme eğlenme, boş zamanları değerlendirme işlevine cevap veren bir mekân olarak değerlendirilmesi ve keza belirli ölçüde turizm faaliyetlerine dönük planlaması hedef olarak belirlenmiştir.” Plan, her ne kadar yerleşik nüfusunda önemli bir artış hedeflemiyorsa da günübirlik ziyaretçi sayısında büyük bir patlama yaşatacak adımları tarifliyordu. Bu ziyaretçi yükünün nasıl yönetileceği, tematik alanlara akacak ziyaretçilerin Adalar’ın tarihi değerlerinin korunması çabasına nasıl katkıda bulunacağı soruları cevapsız bırakılıyordu. Adalar için gelecek vizyonu turizm üzerinden okunmaktaydı ve burada kazanacak olanlar turizm sektörüne yatırım yapacak özel müteşebbisler, evini pansiyona dönüştürecek olanlardı; Adalar ormanlarıyla, bakım gerektiren tarihi dokusuyla, yüzyıl öncesine dayanan yerel kimliği ile bütün bu piyasa-odaklı gelişmelerden ne kazanacaktı, bütün bu değerleri nasıl korunacaktı; bu sorular havada kalmıştı.

 

05 istanbul buyukada 840xAsude günler geride kaldı. Günübirlik turizm her noktada egemen artık. Her şey onlara göre şekilleniyorAsude günler geride kaldı. Günübirlik turizm her noktada egemen artık. Her şey onlara göre şekilleniyor

 

Günübirlikçi sayısında patlama yazlıkçı nüfusu azaltıyor

06 sayfiye kulturu 280xSayfiye kültürü demek, dondurmacı amcadan çiçek dondurma alabilmek demek. Bu kültürü kaybetmeyelim. Fotoğraf: Andree Galataud CoşkunSayfiye kültürü demek, dondurmacı amcadan çiçek dondurma alabilmek demek. Bu kültürü kaybetmeyelim. Fotoğraf: Andree Galataud Coşkun

Planın hazırlığına başlandığı 2007’den beri aslında Adalarda bu vizyonun piyasa dinamiklerinin zorlamasıyla kendiliğinden yaşanmakta olduğunu biliyoruz. Plan bu anlamda da mülga halde. Üstelik, Adalılar olarak bu Plan yaklaşımının yaratacağı sonuçları bir fiil deneyimliyoruz. Adalar yerleşik nüfusu değişmez iken ve yazlıkçı nüfus sayısı azalırken günübirlik ziyaretçi nüfusun %400ler mertebesinde arttığı öngörülebilir. Bunun neticesinde, özellikle Büyükada'da, günübirlik turizm dinamikleri mekan kullanımından, faytonculuğa, hizmet sunumundan, çöp, sağlık gibi hizmet gereksinimine kadar her şeyi belirlemeye başladı. Günübirlik ziyaretçi talebinin plansız ve denetimsiz bir piyasa işleyişi ile karşılandığı gözönüne alınacak olursa Adalar’ın çarşı meydan ve sokaklarını, kıyı şeridini günübirlik piyasaya yönelik çalışan ve kontrolü ve denetiminin ne derecede yapılabildiği belirsiz, kalitesi en alt düzeyde işyerleri, tezgahlar kaplamaya başladı. Konut artı ticaret olarak belirlenmiş bölgelerde neredeyse hiç konut kullanımı kalmadı ve bu tehdit yayılarak yeni sokakları ele geçirmeye başladı. Öte yandan Adalar’ın mimari mirasının önemli parçasını oluşturan sayfiye evlerinin kısa süreli kiralama sistemleriyle kontrolsüz şekilde turizme açılması, hemşehrilik ilişkisi ve mahalle kültürü açısından da önemli bir sorun. Kısacası Adalar’da bugün en önemli tehdit, bu ziyaretçi baskısının Adalar'a son 150 yıllık kimliğini veren ve bugün korunması için uğraştığımız sayfiye adaları karakterinden uzaklaştırmakta oluşudur. Sayfiye kullanımı ana kimlik ögelerinden birisi iken günümüzde Adalar yaşayanların terk ettiği bir turizm adasına dönüşmekte. Dolayısıyla yeni plan hazırlığında en merkezi soru, 1/5000 Plan’ın Adalar için vizyonunun bu tehtidi dikkate alarak şekillenip şekillenmeyeceği. Yaşanmakta olanlara bakıldığında açık ki iptal edilmiş olan 1/5000 Plan’da ortaya konan “Adalarda turizm-odaklı bir kullanmaya geçiş yapılması hedefi” mutlaka yeni planda değiştirilmeli. Her ne kadar günümüzde turizm talebini kestirip atmak mümkün ya da söz konusu değilse de Adalara yönelmiş olan ziyaretçi talebinin iyi yönetilmesi konusuna odaklanılması gerektiği aşikar..

Sayfiye kültürü, yeniden...

Nihai hedef Adaları yaşayanlarından arınmış bir turizm destinasyonu haline getirmek değilse, o zaman hali hazırda giderek büyüyen turizm talebini iyi yöneterek Adaları bir dünya mirası olarak korumayı ve insanlığa bu değerleri tüm yönleriyle aktarmayı başarabilmek herhalde hepimizin üzerinde anlaşacağı bir hedef olacaktır. Eğer öyleyse, Adalar’a temel karakterini veren sayfiye kültürünün günümüz turizm ve kentleşme baskısı karşısında kendisini bir tarihi mirası koruyucusu olarak nasıl yeniden tanımlayacağı sorusunu acilen kendimize sormamız lazım.

Sayfiye kültürü, korunaklı alanının birikimini Adalar’ın kamusal yararı için, hepimiz için, Adalar’ın tüm değerleri ile korunarak yeniden yorumlanması ve aktarılması ihtiyacını karşılamak için, nasıl açabilir ve değerlendirebilir?

Yeni plan hazırlık sürecindeki eşik atlatıcı düşünce konusu bence bu.

 

Okunma 37 defa Son Düzenlenme Perşembe, 09 Ağustos 2018 00:58
Yorum eklemek için giriş yapın

ADALI DERGİSİ SON SAYI

adali 201809 159 300x

DERGİLERDE ARA

    • Bülent Özden (1)
    • Adalı Dergisi (375)
    • Begüm Yavuz (2)
    • Halim Bulutoğlu (34)
    • Ö. Faruk Berksan (16)
    • Adil İzci (6)
    • Ahmet Tanrıverdi (18)
    • Abdullah Onay
    • Avedis Hilkat
    • Aynur Taşyürek (35)
    • Ayşe Ayyıldız (20)
    • Ayşen Güner (5)
    • Bercuhi Berberyan (47)
    • Gündüz Mutluay
    • Pervin Tuğan (5)
    • Pınar Satıoğlu (7)
    • Semra Askeri Uzuner (81)
    • Sosi Cindoyan (35)
    • Stathis Arvanitis (2)
    • Turgut Kuli (4)
    • Viktor Albukrek (39)
    • Yalçın Çilingir (5)
    • Alper Almelek
    • Ayşegül Bayraktar (21)
    • Cihan Yiğin (1)
    • Korhan Gümüş (3)
    • Nedret Tanyolaç Öztokat
    • Nilgün Refiğ Pala (24)
    • Özlem Yüzak (1)
    • Gündüz Vassaf (1)
    • Uğraş Salman (1)
    • Cengiz Pala (1)
    • Selahattin Sönmez (1)
    • Mehmet Durmuş
    • Çağnur Şarman (16)
    • Deniz Akkuş (2)
    • Gizem Altın Nance (1)
    • Gül Bolulu (1)
    • Haluk Direskeneli (3)
    • Hülya Sucu
    • Muammer Pehlivan (1)
    • Seda Yavuz (1)
    • Yasemin Arpa
    • Zehra Başar
    • Mustafa Özmat (1)
    • Hacer Kırklıkçı (1)
    • Canan Cürgen (2)
    • Marianna Vasiliadiz (15)
    • Nezih Bayraktar (2)
    • H. Can Yücel (32)
    • Serenad Demirhan (3)
    • Volkan Narcı (6)
    • Güneş Uz (4)
    • Ateş Evirgen (14)
    • Defne Koryürek (1)
    • Çiğdem Kayaoğlu (17)
    • Haluk Eyidoğan (5)
    • Ali Erkurt (2)
    • Asu Aksoy (4)
    • Berrin Erkurt (2)
    • Aslı Erdursun (11)
    • Ayşe Şentürer (2)
    • Tolga Bektaş (1)
    • Ercan Ceylan (2)
    • Özge Togay (4)
    • Recep Kızılırmak (2)
    • Aysel Kılıç (4)
    • Andrée Galataud Coşkun (1)
    • Gülay Kayacan (1)
    Close 
    • Prens Adaları (38)
    • Büyükada (84)
    • Heybeliada (85)
    • Burgazadası (34)
    • Kınalıada (15)
    • Sivriada (6)
    • Tavşanadası (2)
    • Yassıada (5)
    • Adalılar (70)
    • Doğa (21)
    • Eğitim (68)
    • Ekoloji (63)
    • Gelenekler (12)
    • Göç ve Nüfus (1)
    • Haklar (55)
    • İmar (16)
    • Kentsel Hizmetler (50)
    • Kültür ve Sanat (209)
    • Lezzetler (12)
    • Planlama ve Gelecek Senaryoları (18)
    • Sağlık (81)
    • Spor (40)
    • Tarihi Miras ve Koruma (56)
    • Tarih (42)
    • Ticari Yaşam (2)
    • Turizm (26)
    • Ulaşım (52)
    • Afetler (15)
    • Din, İnanç (14)
    • Sivil Toplum (132)
    • Hukuk (18)
    • Günlük Yaşam (136)
    • Eğlenme (2)
    • Politika, Siyaset (32)
    • Deniz (59)
    • Mimari (16)
    • Hayvanlar (80)
    • Yayın, Kitap (9)
    • Şiir (34)
    • Vapurlar, Tekneler (5)
    • Ada (69)
    • Sergi (17)
    • Kitap (33)
    • Müzik (34)
    • Yerel Yönetim (8)
    • Adalar Müzesi (23)
    • Balıkçılık (23)
    • Gezi (37)
    • Vordonisi (2)
    • Fotoğraf (11)
    Close