Pazartesi, 01 Eylül 2014 00:00

Mağaradan günümüze "resim"

Ayşe Ayyıldız
Öğeyi Oyla
(0 oy)

İnsanın kendini ifade etme arzusu resim yapmaya başlamasını beraberinde getirmiş olup, bu arzu çizgiye dönüşerek mağara duvarlarında resim olmuştur.

Resim sanatının tarihi, yapılan araştırmalara göre paleolitik çağlara uzandığı görülür. Mağara döneminde duvarlara yapılan resimlerde bizon, geyik, vb. hayvanların tüm özellikleri ustaca çizilmiştir. Bu resimlerin mağara duvarlarında olması da insanın doğadaki güçler karşısındaki acizliğini ve korkusunu yenmek için korktuğu hayvanların resmini duvarlara çizerek o mağaraların kutsallığını ortaya çıkarır. Çizdikleri bu resimlerle bir nevi büyü yapıyorlardı. Örneğin ölü bir hayvan çizdiyse, bu o hayvanın kolay avlanacağını gösteriyordu. Bu resimler çizgisel olup sınırlı renklerle boyanıyorlardı. Malzeme olarak ta, mineral özlerine hayvan kanı ve hayvan yağı karıştırılarak elde edilen boyalar kullanılıyordu.

arnolfini wedding 280x392Bu döneme ait örnekler Fransa’nın Lascaux kentinde bulunan resimler (600 den fazla) en görkemlileri, İspanya’nın kuzeyinde Altamira mağarasındakiler ise günümüze en hasarsız olarak gelenleridir.

Paleolitik çağda resmin konusu hayvanken, mezolitik çağda insan ve onun yaptığı eylemler konu edilmiştir. Konunun hayvandan insana geçmesiyle artık insanın doğada üstünlük kazanmaya başladığını düşünebiliriz. İnsanoğlu korktuğu güçleri betimliyor, onlara canlılık kazandırıyor ve ona tapmaya başlıyor.

Bu dönemlerde hayvancılıkla uğraşan (göçebe),tarımla uğraşan yerleşik hayata geçmiş iki toplum ortaya çıkıyor. Yaşayış şekillerine göre kültürel özellikleri değişiklik gösteriyor. Göçebe toplumlarda sanat kullanım eşyasına dönü-şüyor. Balta, mızrak, koşum takımları gibi eşyalar üzerindeki süslemeler olarak resim karşımı-za çıkıyor. Tarım toplumlarında ise resim yerini heykel sanatı-na bırakıyor. Örneğin bereket tanrıçaları, çömlekler, anıtlar, mezarlar vb. göçebe toplumların sanatı” bozkır sanatı” olarak sanat tarihinde yerini bulacaktır. Resmin mağara duvarına çizilmesiyle başlayan yolculuğu idollerle, heykellerle veya bezemelerle devam edecek. Ve yazıya dönüşerek tarih öncesi devirlerden, tarihi devirlere geçmemizi sağlayacaktır.

Sümerlerde yazıya dönüşen resim, diğer uygarlıklarda kayalara kazınarak ya da fresk tekniğiyle resimlere, vazo, çömlek gibi eşyaların süslemeleri olarak, yoluna devam eder. Mısır da hiyeroglif yazı, mezar duvarlarında kil üzerine dinsel törenler, tanrılar, savaşlar gibi konuları tasvir etmek için simgesel bir dile dönüşerek Antik Yunan sanatını da etkilemek üzere yoluna devam eder.

Mezopotamya da ise insan ve hayvanı tasvir etmek için kullanılır resim. Figürler gözleme dayalı olup, mitolojik hayvanlar, stilize bitki motifleri resmin konularıdır. Eski Yunan’da vazo boyama sanatında altın çağını yaşar resim sanatı. Soyut geometrik motifler, stilize insan figürleri resmedilir.

Roma’da anıtsal mezarların duvarlarında gladyatörlerin dövüş sahnelerini ve spor yarışmalarını göstermek üzere Roma resminin temelleri atılır. Fresk tekniği kullanılmış, gözleme dayalı olarak bahçe ve manzara resimleri, çiçekler, kuşlar vb. konular çiziliyor olup, insan figürüne önem vermemişlerdir.

Erken Hristiyanlık döneminde dinin yasak olması nedeniyle katakomplarda, inançlarını resmetmek için tempera tekniğiyle panolara ve fresk tekniğiyle duvarlara çiziliyor resim. Kullanılan imgeler balık, güvercin, çıpa ve istavrozdur.

Bu şekilde ortaçağa gelen resim sanatının yolculuğu dinsel konuları resmetmek ve anlatı gelene-ğinin ortaya çıkmasını sağlar. Ve papa 1.Gegory “eğitimliler için yazı ne anlama geliyorsa, cahiller için de resim o anlama gelir” diyerek o dönem için anıtsal resmin amacını belirler.

Yoluna gotik ve erken Rönesans’la devam edecek olan resim, Avrupa’nın oldukça buhranlı bir dönemine şahitlik edecektir. Bu dönemde diğer âlemle bu dünya arasında ayrım yapılmaya başlanacak. Giotto’nun yapmış olduğu “İsa’nın Yası” resmi ilk olacaktır. Bu resimde perspektif kullanılmaya başlanıyor bu da resimde iki dünyanın ayrılmasını ve gerçeklik kazanmasını sağlıyor. Yolumuz ortaçağın karanlığından aydınlığa çıkıldığı Rönesans’a gelmiştir. Bu dönem resim sanatı gelişimi açısından en verimli sürecini İtalya’da yaşar. Floransalı Medici ailesi sanatçıları finanse eder. Ressam ve heykeltıraşlar ortaçağın dogmatik düşüncesini terk ederek, dünyayı ve insanı akılcı yollarla anlatmaya çalı-şacaklardır. Din yine resimde önemini korumaktadır. Resim gerçekçi olup bu dünyayı ve gözle görülebilir olanı yansıtmaya çalışır. Perspektif kullanılmaya başlanır resimlerde. Malzeme olarak ta kuzey ülkelerinde (Belçika, Hollanda…) kullanılmaya başlayan yağlıboya kullanılır. Barok döneminde din dışında konular önem kazanmaya başlar. Portre, peyzaj, mitolojik temalar resmin konusudur artık. Kompozisyonlar açık, ışık tek noktadan gelir, ayrıntılar vurgulanır, duygular ön plana çıkar, lüks, süs, ipekli kumaşlar resmedilir.

18. yy rokoko, çekiciliğin her şey olduğu süslemenin tarz olduğu dönemdir. Temalar, eğlence sahnelerinden seçiliyor dinin resim üzerindeki etkisi kayboluyor.

19. yy’da romantizmle ölüm korkusu, özlem, toprağa bağlılık gibi duygular resme giriyor. Güncel yaşam önem kazanıyor.

Klasizm romantizme tepki olarak, eskiye geri dönmek için yaratıcılıktan yoksun el becerisine yönelik bir dönem olarak resim sanatının yolculuğunda yerini alıyor.

Empresyonistler günün belli saatlerindeki ışığın yarattığı değişime bağlı etkiyi izleyerek izlenimlerini resimle anlatmaya çalışmışlardır. Bu dönemde ışık her şey olup anı yakalamak önemlidir.

Ekspresyonizm de konu tekrar önem kazanır. Ve resim sanatı artık duyguların dışavurumudur.

20. yy kübizmin akılcılığına dayanır. Hacim aranan geometrik düzenlemelerle doğayı yansıtma çabası içerisindedirler. Bir düzlemde üç boyutu ararlar. Rengi önemsemezler.

Soyut sanatın ortaya çıkmasıyla kübizmin doğa taklitçiliği sona erer. Duygu ve düşünceler biçimlerle değil, renklerle, çizgilerle ve ışıkla anlatılacaktır. Bir anlamda resmin ilk ortaya çıktığı döneme öykünmedir belki de soyut resim.

Ve sürrealizm toplumun bilinçaltını harekete geçirerek farkındalık yaratma peşindedir. Bu amaçla sergiler, gösteriler yapılır burjuvaziye karşı çıkar.

Yolculuğumuzu mağara duvarına çizgiyle korkulanı veya tapılanın çizildiği dönemlerden başlatıp, bu yolculuk esnasında resmin malzeme, teknik ve konu açısından nasıl değişimlere uğradığını anlatmaya çalışarak günümüze geldik. Günümüzde artık, insanın anlamlandırmaya çalıştığı her duygusunu her türlü malzemeyle veya kavramlarla anlatmasına dönüşmüştür resim. Resim, tüketim kültüründen payını almış olarak, yaratma sürecinde sancıların çekildiği, insanın anlamak ve geçecek olan zamana iz bırakmak gayesiyle, yoluna devam ediyor halen. 

Okunma 637 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 27 Aralık 2014 13:36
Yorum eklemek için giriş yapın

ADALI DERGİSİ SON SAYI

adali 201709 147 240x

DERGİLERDE ARA

    • Bülent Özden (1)
    • Adalı Dergisi (310)
    • Begüm Yavuz (2)
    • Halim Bulutoğlu (25)
    • Ö. Faruk Berksan (16)
    • Adil İzci (4)
    • Ahmet Tanrıverdi (16)
    • Abdullah Onay
    • Avedis Hilkat
    • Aynur Taşyürek (33)
    • Ayşe Ayyıldız (19)
    • Ayşen Güner (5)
    • Bercuhi Berberyan (36)
    • Gündüz Mutluay
    • Pervin Tuğan (1)
    • Pınar Satıoğlu (7)
    • Semra Askeri Uzuner (64)
    • Sosi Cindoyan (27)
    • Stathis Arvanitis (2)
    • Turgut Kuli (4)
    • Viktor Albukrek (34)
    • Yalçın Çilingir (5)
    • Alper Almelek
    • Ayşegül Bayraktar (13)
    • Cihan Yiğin (1)
    • Korhan Gümüş (1)
    • Nedret Tanyolaç Öztokat
    • Nilgün Refiğ Pala (17)
    • Özlem Yüzak (1)
    • Uğraş Salman (1)
    • Cengiz Pala (1)
    • Selahattin Sönmez (1)
    • Mehmet Durmuş
    • Çağnur Şarman (16)
    • Deniz Akkuş (2)
    • Gizem Altın Nance (1)
    • Gül Bolulu (1)
    • Hülya Sucu
    • Muammer Pehlivan (1)
    • Seda Yavuz
    • Yasemin Arpa
    • Zehra Başar
    • Mustafa Özmat (1)
    • Hacer Kırklıkçı (1)
    • Canan Cürgen (2)
    • Marianna Vasiliadiz (15)
    • Nezih Bayraktar (2)
    • H. Can Yücel (27)
    • Serenad Demirhan (3)
    • Volkan Narcı (6)
    • Güneş Uz (4)
    • Ateş Evirgen (14)
    • Defne Koryürek (1)
    • Çiğdem Kayaoğlu (7)
    • Haluk Eyidoğan (4)
    • Ali Erkurt (2)
    • Asu Aksoy (2)
    • Berrin Erkurt (1)
    Close 
    • Prens Adaları (25)
    • Büyükada (62)
    • Heybeliada (73)
    • Burgazadası (25)
    • Kınalıada (14)
    • Sivriada (6)
    • Tavşanadası (1)
    • Yassıada (4)
    • Adalılar (59)
    • Doğa (17)
    • Eğitim (49)
    • Ekoloji (57)
    • Gelenekler (8)
    • Göç ve Nüfus (1)
    • Haklar (33)
    • İmar (14)
    • Kentsel Hizmetler (38)
    • Kültür ve Sanat (174)
    • Lezzetler (10)
    • Planlama ve Gelecek Senaryoları (12)
    • Sağlık (72)
    • Spor (28)
    • Tarihi Miras ve Koruma (29)
    • Tarih (30)
    • Ticari Yaşam (1)
    • Turizm (20)
    • Ulaşım (32)
    • Afetler (9)
    • Din, İnanç (12)
    • Sivil Toplum (100)
    • Hukuk (15)
    • Günlük Yaşam (112)
    • Eğlenme (2)
    • Politika, Siyaset (24)
    • Deniz (52)
    • Mimari (4)
    • Hayvanlar (61)
    • Yayın, Kitap (9)
    • Şiir (29)
    • Vapurlar, Tekneler (5)
    • Ada (60)
    • Sergi (9)
    • Kitap (21)
    • Müzik (29)
    • Yerel Yönetim (6)
    • Adalar Müzesi (19)
    • Balıkçılık (22)
    • Gezi (25)
    • Vordonisi (2)
    • Fotoğraf (5)
    Close