Pazar, 11 Ağustos 2019 17:58

Atlar da Faytonlar da Adalar'da kalsın. Faytonlara binelim ki atlar ölmesin...

Öğeyi Oyla
(4 oy)

02 fayton 280x

Bugüne kadar hiçbir yönetim, ne yerel ne merkezi, bu konuda hiç bir şey yapmadı. Siyaseti sadece seçim ve oy üzerinden yapanlar Adalar’da sadece fayton meselesini tartışmayı tercih ettiler. Seçimlerde politikacıya yarar sağlayacak tek konu buydu. Ayrıca bir yandan Büyükşehir Belediyesinin iktidar partisinde, ilçe belediyesinin de muhalefette olması hemen her konuda Adalar’ın aleyhine işleyen bir çatışma ortamını sürekli besledi. Bu ortam son seçimlerle değişti ve şimdi bir şeyleri toparlamamız için önemli bir fırsat var.

Bugüne kadar bu konuda bir proje faaliyeti yapılmadı. Yasal olarak bunu İBB’nin yapması gerekirdi, yapmadı, Adalar Belediyesi de bu konuda yetkili olmadığını öne sürerek bu alanı hep kendi sorumluluk alanının dışına itti. Bu konuda üretici olmaya çalışan tek taraf sivil toplum oldu. Adalar’da ne yapmamız gerektiği konusundaki birikim de bu adalı sivillerde toplandı. Artık üretme zamanımız.

Bir önceki İBB yönetimi Adalar’ın ulaşım sorununu sadece fayton sorunuymuş gibi gösteren bir politikayı izleyerek seçim öncesinde faytonları kaldırmayı vaat etti. Bunu yaparak bir yandan kamu vicdanını ve atları özgürleşeceğini savunan hayvan sever derneklerinin yüzbinleri bulan taraftarlarını memnun ediyor, bir taraftan da faytoncu esnafına arabalarını satın alarak yerine elektrikli fayton denen gayri estetik, varoluşunu fayton gibi bir kültür mirasına borçlu tuhaf arabayı kredi karşılığında onlara satacağını vaat ederek pragmatist ve popülist bir yolu benimsiyordu. Böylece hayvan sever aktivistler, arabacılar herkes memnun edilecekti. Ada yollarında basacaksın marşa, ne at var bakacak, ne bok var toplayacak tertemiz iş. Üstelik bir de bu arabalar taksiler gibi değerlenirse işin içinde plaka sahibi olmak da var.

Bu projede sormak isterim hayvanları kim düşünüyordu?

Varoluşundan beri motorlu araç trafiğine kapalı Adalar’ı bu yoldan trafiğe açmak ancak böyle başarılabilirdi.

ATLAR

Atlar herkesten önce adalının dostudur. Faytonlarda çalışan atları faytonsuz bırakmak onları yok etmektir. At insanla yaşar bunun aksi yoktur. İnsanla yaşamasının tek koşulu vardır: çalışmak. Çalışmayan at çöker. Bu hayvan türü bu şekilde evrimleşmiştir. Hayvan sever insanın görevi atı sevgi ile bağrına basarak uygun çalışma ortamını sağlamaktır. Atın özgürlüğü budur. Kötü muamele ve şiddet hiçbir canlıya uygulanamaz. Atı bilenler onu seven sahibiyle birlikte çalışmaktan nasıl mutlu olduğunu çok iyi anlar ve ifade ederler.

Bütün insana bağlı domestik hayvan türleri için geçerli olan budur. Tekrar başa dönersek bu adalar atların, eşeklerin ve insanların emekleri ile kültür değerlerini oluşturdular. Adayı eşsiz kılan bunca değerli kılan bunca bina, yol, meydan, rıhtım atların ve eşeklerin gücü ile yapıldı. Bu değerlerin var olmasın da emeklerimiz ortak ise bundan. Adalar’ın geleceğini de onlarla paylaşmalıyız. Bunun için önce bir arada olmamız lazım.

Sorun adaletsizlik, merhametsizlik, vicdansızlık veya görevini yerine getirmeyen yöneticiler ise bu yanlışlığın bedelini insansızlaştırılan ve işlevsizleştirilen atlar ödememelidir. Eşekler bunu pahalı ödedi artık yoklar. Hepsi insanlar tarafından yok edildiler. İnsan bunu yapıyor, binlerce yıllık güç ortağını makinayı bulunca terk ediyor ve yok ediyor. Biz bunu yapmayalım. Bırakalım kalan atlar yaşasın. Hayvan sevmenin başka bir yolu var mı?

Hayvansever dostlarım faytonları kaldırırsanız ne olur biliyor musunuz?

Sıralayalım,

FAYTONLAR KALKARSA...

  1. Artık fayton kalktığına göre Adalar’da atların yeri yoktur dolayısı ile Adalar dışına çıkarılırlar,
  2. Nereye mi giderler? Meçhul. Doğaya salınırlarsa yaban yaşamı sürdüremezler ve yok olurlar. Salınan hayvanların az bir bölümünün yaşama olasılığı vardır. Avcıdan tutun, yırtıcı hayvana kadar tehdit altındadırlar. Yiyecek bulmaları sorundur.
  3. Çalışmayan atların bir doğal alana salındığını hayal eden dostlarım. Bu atlar burada sadece beslenirler ve ürerler. Üremeleri ve beslenmeleri sürdürülemez bir sorundur. Kısırlaştırmaya kalkarsanız at neslini tehlikeye sokarsınız, çalıştırmazsanız atlar çöker, hasta olurlar ömürleri azalır,
  4. Sadece bakılan ve pet gibi sevilen bir hayvan değildir at. İnsanın binlerce yıllık güç ihtiyacını karşılayarak evrimleşmiştir. Siz bu evrimleşmeyi geriye döndüremezsiniz, yani onun programında olan “çalışma”yı çıkarıp atamazsınız,
  5. Özgür yaşayacakları insan kontrolündeki doğa alanlarında sadece yiyip içerek ve çalışmayarak var olmalarına diretmek bir zorlamadır, akla ekonomiye ve tabiata aykırıdır. Bir gün merhamet kantarı sizin gibi ölçmeyen birileri buna son verirler, kendilerince daha ekonomik olanı yaparlar, ya sucuk ya da köpek maması. Bunu hangi vicdan kaldırabilir.

OYSA ŞÖYLE YAPSAK ?

Önemli olan iyisini yapmaktır. Atları özgürleştirmenin tek yolu onların haklarını savunmak ve yaşam ve çalışma koşularını düzgün tutmaktır. Kötü faytonculuk da at yarışçılığı ile aynıdır. Biz bunları istemiyoruz

Şöyle bir çözüme ne dersiniz. Atlar ayrı, faytonları ayrı düşünün. Daha az fayton daha çok at olsun. Örneğin faytonların azalması ile boşa çıkan atlar Adalar’da yaşamlarını sürdürsünler, az sayıda faytonda çalışan ve tabii ki daha az çalışan atlar olarak ömürleri bakımlı ve sağlıklı olarak sürdürsünler. Çalışma hayatları sürsün, ömürleri de. İçlerinden bazıları binek atı olsun (yarış atı değil). Adalarda bir binicilik kulübünde olsunlar. Yaşlanan ve çalışamayanlar atlarla rehabilitasyon programlarına katılsınlar. Bu at alanı Adalar’ın gururu olsun. Atlara ” ahde vefamızı” böyle gösterelim. Atlar da faytonlar da Adalar’da kalsın.

İnsan at yaşam alanının içinde olmak durumundadır, at da.

Adalar’ın kültür hafızasında mükemmel ve değişmez bir yer tutan faytonlar bugün eğer yozlaşmışsa sorun var demektir. Ama kolayca çözülecek sorunu atların yaşamını tehdit eden bir çözüm önerisi ile halletmeyi düşünmek basit bir işi yeni komplikasyonlar yaratan karmaşık bir sürece döndürmektir.

Sonuç şunu işaret etmektedir. Faytonculuk atların refahı ve Adalar’ın hafızasından silinmemelidir, tam tersine olması gereken şekilde at da fayton da itibarlı düzeye taşınmalıdır. Faytonları kaldırarak tembellik etmeyelim bu gayreti gösterelim.

 

Son Düzenlenme Çarşamba, 14 Ağustos 2019 18:10
Yorum eklemek için giriş yapın

ADALI DERGİSİ SON SAYI

adali 201910 172 300x

DERGİLERDE ARA

    • Bülent Özden (1)
    • Adalı Dergisi (381)
    • Begüm Yavuz (2)
    • Oral Çalışlar
    • Teoman Göral
    • Halim Bulutoğlu (40)
    • Ö. Faruk Berksan (16)
    • Adil İzci (6)
    • Ahmet Tanrıverdi (18)
    • Abdullah Onay
    • Avedis Hilkat
    • Aynur Taşyürek (35)
    • Ayşe Ayyıldız (20)
    • Ayşen Güner (5)
    • Bercuhi Berberyan (51)
    • Gündüz Mutluay
    • Pervin Tuğan (5)
    • Pınar Satıoğlu (7)
    • Semra Askeri Uzuner (81)
    • Sosi Cındoyan (37)
    • Stathis Arvanitis (2)
    • Turgut Kuli (4)
    • Viktor Albukrek (39)
    • Yalçın Çilingir (5)
    • Alper Almelek
    • Ayşegül Bayraktar (22)
    • Cihan Yiğin (1)
    • İpek Çalışlar (1)
    • Korhan Gümüş (4)
    • Nedret Tanyolaç Öztokat
    • Nilgün Refiğ Pala (24)
    • Özlem Yüzak (1)
    • Gündüz Vassaf (2)
    • Uğraş Salman (1)
    • Cengiz Pala (1)
    • Selahattin Sönmez (1)
    • Mehmet Durmuş
    • Çağnur Şarman (16)
    • Deniz Akkuş (2)
    • Gizem Altın Nance (1)
    • Gül Bolulu (1)
    • Haluk Direskeneli (6)
    • Hülya Sucu
    • Muammer Pehlivan (1)
    • Seda Yavuz (1)
    • Yasemin Arpa
    • Zehra Başar
    • Mustafa Özmat (1)
    • Hacer Kırklıkçı (1)
    • Canan Cürgen (2)
    • Marianna Vasiliadiz (15)
    • Nezih Bayraktar (3)
    • H. Can Yücel (32)
    • Serenad Demirhan (3)
    • Volkan Narcı (6)
    • Güneş Uz (4)
    • Ateş Evirgen (14)
    • Defne Koryürek (1)
    • Çiğdem Kayaoğlu (17)
    • Hasan Cevad Özdil
    • Haluk Eyidoğan (5)
    • Ali Erkurt (3)
    • Asu Aksoy (4)
    • Berrin Erkurt (2)
    • Aslı Erdursun (12)
    • Ayçe Ayyıldız
    • Ayşe Şentürer (2)
    • Tolga Bektaş (1)
    • Ercan Ceylan (2)
    • Özge Togay (4)
    • Recep Kızılırmak (2)
    • Aysel Kılıç (4)
    • Hakan Satıoğlu (1)
    • Andrée Galataud Coşkun (1)
    • Gülay Kayacan (1)
    • Ayten Şele (1)
    • Deniz Pala Özacar (1)
    • Derya Tolgay
    • Ahmet Bilir
    • Gülçin Atıcı
    • Ayşe Sarısayın
    • Mahmut Nüvit Doksatlı
    Close 
    • Prens Adaları (39)
    • Büyükada (91)
    • Heybeliada (85)
    • Burgazadası (34)
    • Kınalıada (15)
    • Sivriada (6)
    • Tavşanadası (2)
    • Yassıada (5)
    • Adalılar (75)
    • Doğa (21)
    • Eğitim (71)
    • Ekoloji (64)
    • Gelenekler (13)
    • Göç ve Nüfus (1)
    • Haklar (55)
    • İmar (16)
    • Kentsel Hizmetler (51)
    • Kültür ve Sanat (215)
    • Lezzetler (12)
    • Planlama ve Gelecek Senaryoları (20)
    • Sağlık (81)
    • Spor (41)
    • Tarihi Miras ve Koruma (59)
    • Tarih (45)
    • Ticari Yaşam (2)
    • Turizm (28)
    • Ulaşım (55)
    • Afetler (15)
    • Din, İnanç (14)
    • Sivil Toplum (139)
    • Hukuk (19)
    • Günlük Yaşam (141)
    • Eğlenme (2)
    • Politika, Siyaset (32)
    • Deniz (59)
    • Mimari (16)
    • Hayvanlar (80)
    • Yayın, Kitap (9)
    • Şiir (34)
    • Vapurlar, Tekneler (5)
    • Ada (69)
    • Sergi (17)
    • Kitap (37)
    • Müzik (36)
    • Yerel Yönetim (9)
    • Adalar Müzesi (23)
    • Balıkçılık (23)
    • Gezi (39)
    • Vordonisi (2)
    • Fotoğraf (12)
    Close