Salı, 05 Şubat 2019 16:32

Ermenistan Metsamor Nükleer Santrali, kime ait?

Öğeyi Oyla
(2 oy)

Ermenistan içinde bizim sınıra 16 km, başkent Yerevan'a 25km uzaklıkta Metsamor nükleer santrali var, VVER-440 tipi, 2x408 MWe gücünde.

1. Ünite 1976'da 2. Ünite 1980’de işletmeye girdi, yıllar boyu çalıştı. Sonunda ekonomik kullanım ömrü bitti.

Yazarınız 1976'da ordaydı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Unido kapsamında tek başına Moskova'da 3 ay vatan hizmeti yapıyordu.

Başka kimse gitmeyi kabul etmemişti, herkes ABD, Avrupa, Japonya programları peşindeydi. Vatan millet adına bir mühendisin Moskova Unido Programı’na gitmesi gerekiyordu. Programa Afrika, Güney Amerika ve Uzakdoğu ülkelerinin genç mühendisleri katılmıştı. Hiçbir zaman bir araya gelmeyecek 40 ayrı ülkenin, 40 ayrı kültürün insanları bir aradaydı.

Moskova'da kalış süresinin son ayında "hazırlanın, çok yeni nükleer santral yaptık, deneme çalışması yapıyoruz, orayı gezdirelim", dediler. Pervaneli eski bir uçakla 4 saat alçak irtifada Moskova'dan Yerevan'a uçak yolculuğu yaptık, nasıl yaptık? Kulaklar ve vücut gürültüye nasıl dayandı, gençlik işte, uçuş bitti Yerevan'a indik, Çarlık döneminden kalma yüksek tavanlı taş bina Yerevan Oteli’ne yerleştik. Otel odasından sınırın öte yanında yer alan Ağrı Dağı tüm görkemi ile görünüyordu.

02 metasamor nukleer santrali 280x

Ertesi sabah Metzamor Nükleer santraline gittik. O zamanlar Nükleer Santral bize çok süper bir şey gibi geliyordu. Bizi kontrol odasına soktular, ışıklı kumanda tablosu, duvarda bir sürü lamba, TV cihazları, koruyucu beyaz tulumlar giymiş personel. "Bunlar çağ atlamış, biz hala kömür yakmak için uğraşıyoruz", dedik. "Helal olsun, adamlar birkaç kilo nükleer yakıt ile Ermenistan'ın elektrik ihtiyacının nerdeyse tümünü karşıyorlarmış", dedik. ODTÜ Makina son sınıfta nükleer konusunda biraz bilgilenmiştik ama orda bana her şey bilimkurgu gibi, çok uzak bir gelecekte olacaklar gibi gözüküyordu.

Sonra gezi bitti, program bitti, yurda döndük, aklımızın bir tarafında o hafta Metzamor nükleer santralinde gördüklerimiz kaldı. Nükleer binasının yakınına bile gitmedik, sadece uzaktaki kontrol odasına girdik, uzaktan 4- hava soğutma kulesini gördük.

Bize santrali tanıtan çoğu Rus personel pek havalı idi. Biz taş kömürü teknolojisi mühendisleri yanında kendilerini çok üst teknik düzeyde görüyorlardı, biz de durumu kabullenmiş masal dinler gibi onların anlattıklarını dinliyorduk. Kontrol odasındaki çok sayıda lambalar, duvardaki şemalar, siyah- beyaz birkaç TV, bugün bana çok primitif çok basit geliyor. Bizim santrallerin kumanda odalarında neler neler var.

Sonra yıllar geçti bugüne geldik, şimdi bu santral eski Sovyet döneminden kalma en eski, güvenlik açısından en alt seviyede santral. Bir ünite kapalı, diğeri zorla çalışıyor, deprem bölgesine kurulmuş, atıkları kime iade edecekler belirsiz, atık anlaşması yok, doğru dürüst acil tahliye planları yok, santral basınçlı aksam eskimiş, değiştirecek imkanları yok, paraları yok. Nükleer kontrol bakımından korkunç bir zafiyet içindeler.

Metzamor nükleer santrali, teknolojik olarak Ukrayna'da felakete sebep olan Chernobil santralinin aynısıdır. Nükleer çekirdek etrafında basınca dayanıklı beton çelik gömlek yoktur. Nükleer Çekirdek grafit kaplamadır. 30 sene öncesinde çekirdek erimesi türünden kazalar öngörülmediği için beton çelik gömlek yapma uygulaması yoktu. Nükleer santralin ömrü dolmasına rağmen bir ünite hala işletilmektedir. Santral zaman ayarlı nükleer bomba gibidir. Her an bir şey ters gidebilir ve Chernobil gibi çekirdek erimesi sonucu etrafa radyoaktif malzeme saçmaya başlayabilir. Patlama olmasa bile, yanma, duman ve yeraltına ve çevreye radyasyon saçmaya başlayabilir. Bunlardan en kötüsü plütonyumdur. Yarı ömrü on binlerce yıl kadardır. Yani yaydığı radyasyon on binlerce yıl sonra yarı gücüne düşer. Tamamen nötrleşmesi için bunun daha çok katı uzun zaman gerekir.

Ruslar "Bunu tümden sökelim, size 1000 MWe gücünde yeni bir nükleer santral yapalım", diyorlar, ama yerli insan artık kolay kabul etmiyor. Herkes itiraz ediyor, en çok Avrupa Topluluğu itiraz ediyor. Avrupa Ermenistan ve Gürcistan'ı bir şekilde kendine bağladı. Onlara vize kolaylığı sağladı. Avrupa Topluluğu, Metsamor nükleer santrali yenilemesi için 100m € finansman hibe programı hazırladı. Bu rakam durumun vahameti ile orantılı olarak 200m €'ya çıkarıldı. Ama durumun iyileştirilmesi çok zor ve çok pahalı.

1976 gezimizde santral müdürüne sorduk, "Neden buraya nükleer santral yaptınız?" Burda doğal kaynak yok, hidrolik santral yok, rüzgar güneş eh işte. Nükleerden başka çareleri yok, başka enerji üretimi imkanları yok.”

Bugün en kötü nükleer santral onlarda. Üstelik deprem bölgesi, son yüzyıl içinde üç kez 7-9 Richter ölçeğinde deprem görmüş, son deprem hattı 75km uzaktan geçiyor. Metsamor sadece Ermenistan'a ait değildir. Komşu ülkelerin hepsi bu santralden sorumludur.

 

03 metasamor nukleer santrali 840x

 

Bir ara Türkiye'de nükleer santral yeri aranırken Marmara Adaları (Büyükada) akla gelmişti. İstanbul'a yakınlık ön plandaydı. Akla zarar bu fikir neyse ki Adalar’da nükleer santral için yeterli yer olmadığı gerekçesi ve denizaltı kablosu fiyatlamalarının çok pahalı olması nedenleri ile unutuldu. Akkuyu, Sinop, İğneada öne çıktı. Sonra yüzer santraller düşünüldü. Nükleer santral enerjisini 25-30 yıl kullan ve ekonomik ömrü bitince santrali atıkları ile beraber imalatçıya iade et.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, Metsamor santralinin kapatılması için bir şey yapmıyor, yapmaz, yapamaz. Her yıl yayınladığı birkaç rapordan başka elinden bir şey gelmiyor. Bizim sınırımızda nükleer bir tehlike her an patlak verecek durumda. Bu santralin tümden kapatılması için tüm komşu ülkelerin yardım etmesi ve baskı uygulamaları gerekir. Bizim doğu sınırımıza sadece 16km uzaklıkta, bizim sesimiz çıkmıyor. Komşu Azeriler her gün her platformda bağırıyorlar, Halbuki en çok bizim itiraz etmemiz lazım. Bir olumsuz durumda en çok etkilenecek bizleriz.

Öte yandan bizim nükleer projelerimizi 40-yıllık Metsamor tecrübesi ile yeniden değerlendirmek lazım. Bugün yenilenebilir enerji kaynaklarının ucuzlayan güncel birim fiyatları karşısında, Akkuyu 15-yıl alım garantili KW-saat'i 12.35 ABD cent fiyat ile hala ne derece ekonomik? Son duruma ciddi bakmak lazım. Nükleer atık kontrolü, acil tahliye planları, deprem analizi, çok sıcak Akdeniz soğutma suyu termodinamik sorunlarını tekrar tekrar ciddi gözden geçirmek lazım.

Prinkipo, 10 Ocak 2019

Son Düzenlenme Salı, 05 Şubat 2019 20:55
Yorum eklemek için giriş yapın

ADALI DERGİSİ SON SAYI

adali 201909 171 300x

DERGİLERDE ARA

    • Bülent Özden (1)
    • Adalı Dergisi (381)
    • Begüm Yavuz (2)
    • Oral Çalışlar
    • Teoman Göral
    • Halim Bulutoğlu (40)
    • Ö. Faruk Berksan (16)
    • Adil İzci (6)
    • Ahmet Tanrıverdi (18)
    • Abdullah Onay
    • Avedis Hilkat
    • Aynur Taşyürek (35)
    • Ayşe Ayyıldız (20)
    • Ayşen Güner (5)
    • Bercuhi Berberyan (51)
    • Gündüz Mutluay
    • Pervin Tuğan (5)
    • Pınar Satıoğlu (7)
    • Semra Askeri Uzuner (81)
    • Sosi Cındoyan (37)
    • Stathis Arvanitis (2)
    • Turgut Kuli (4)
    • Viktor Albukrek (39)
    • Yalçın Çilingir (5)
    • Alper Almelek
    • Ayşegül Bayraktar (22)
    • Cihan Yiğin (1)
    • İpek Çalışlar (1)
    • Korhan Gümüş (4)
    • Nedret Tanyolaç Öztokat
    • Nilgün Refiğ Pala (24)
    • Özlem Yüzak (1)
    • Gündüz Vassaf (2)
    • Uğraş Salman (1)
    • Cengiz Pala (1)
    • Selahattin Sönmez (1)
    • Mehmet Durmuş
    • Çağnur Şarman (16)
    • Deniz Akkuş (2)
    • Gizem Altın Nance (1)
    • Gül Bolulu (1)
    • Haluk Direskeneli (6)
    • Hülya Sucu
    • Muammer Pehlivan (1)
    • Seda Yavuz (1)
    • Yasemin Arpa
    • Zehra Başar
    • Mustafa Özmat (1)
    • Hacer Kırklıkçı (1)
    • Canan Cürgen (2)
    • Marianna Vasiliadiz (15)
    • Nezih Bayraktar (3)
    • H. Can Yücel (32)
    • Serenad Demirhan (3)
    • Volkan Narcı (6)
    • Güneş Uz (4)
    • Ateş Evirgen (14)
    • Defne Koryürek (1)
    • Çiğdem Kayaoğlu (17)
    • Haluk Eyidoğan (5)
    • Ali Erkurt (3)
    • Asu Aksoy (4)
    • Berrin Erkurt (2)
    • Aslı Erdursun (12)
    • Ayçe Ayyıldız
    • Ayşe Şentürer (2)
    • Tolga Bektaş (1)
    • Ercan Ceylan (2)
    • Özge Togay (4)
    • Recep Kızılırmak (2)
    • Aysel Kılıç (4)
    • Hakan Satıoğlu (1)
    • Andrée Galataud Coşkun (1)
    • Gülay Kayacan (1)
    • Ayten Şele (1)
    • Deniz Pala Özacar (1)
    • Derya Tolgay
    • Ahmet Bilir
    • Gülçin Atıcı
    Close 
    • Prens Adaları (39)
    • Büyükada (91)
    • Heybeliada (85)
    • Burgazadası (34)
    • Kınalıada (15)
    • Sivriada (6)
    • Tavşanadası (2)
    • Yassıada (5)
    • Adalılar (75)
    • Doğa (21)
    • Eğitim (71)
    • Ekoloji (64)
    • Gelenekler (13)
    • Göç ve Nüfus (1)
    • Haklar (55)
    • İmar (16)
    • Kentsel Hizmetler (51)
    • Kültür ve Sanat (215)
    • Lezzetler (12)
    • Planlama ve Gelecek Senaryoları (20)
    • Sağlık (81)
    • Spor (41)
    • Tarihi Miras ve Koruma (59)
    • Tarih (45)
    • Ticari Yaşam (2)
    • Turizm (28)
    • Ulaşım (55)
    • Afetler (15)
    • Din, İnanç (14)
    • Sivil Toplum (139)
    • Hukuk (19)
    • Günlük Yaşam (141)
    • Eğlenme (2)
    • Politika, Siyaset (32)
    • Deniz (59)
    • Mimari (16)
    • Hayvanlar (80)
    • Yayın, Kitap (9)
    • Şiir (34)
    • Vapurlar, Tekneler (5)
    • Ada (69)
    • Sergi (17)
    • Kitap (37)
    • Müzik (36)
    • Yerel Yönetim (9)
    • Adalar Müzesi (23)
    • Balıkçılık (23)
    • Gezi (39)
    • Vordonisi (2)
    • Fotoğraf (12)
    Close