Pazartesi, 02 Ocak 2017 23:31

Adalar'da Sualtı: Hayalet Avcılar

Öğeyi Oyla
(0 oy)
Sedef Adası derinliklerinde unutulmuş bir dip ağı Sedef Adası derinliklerinde unutulmuş bir dip ağı Yazı ve fotoğraflar: Ateş Evirgen

02 serco eksiyan x280Serço EkşiyanSerço EkşiyanSu altında hayaletler olur mu? Olursa, bunların diğer canlılara zararı olur mu?

Bunca yıl dalıyorum, ama su altında hiç hayalete rastlamadım, doğrusunu söylemek gerekirse su üstünde de rastlamadım! Ama suyun altında, filmlerdeki hayaletler gibi canlılık belirtisi göstermeden diğer canlılar için korkutucu olan, hatta onların ölümüne neden olan varlıkların olduğunu biliyorum. Hatta onlara özellikle Prens Adaları civarında yaptığımız dalışlarda çok sık rastlıyorum!

Deniz diplerinin en kötü görüntüsünü oluşturan da onlar. Zaten kirletilip, deniz yaşamı gittikçe fakirleştirilen, rengini kaybetmiş Marmara’da su altı fotoğrafı çekmek için kadraj yapmakta zorlanırken bir de bu hayaletleri kadrajımıza almadan fotoğraf çekmeye çalışmak işimizi daha da zorlaştırıyor. Önceden yerlerini bildiğimiz deniz dibi canlılarının fotoğraflarını çekmek için daldığımızda, birçok dip canlısının artık yaşamadığını, birçoklarının da onlar tarafından yok edildiğini görüyoruz. Üstelik bulundukları bölgeyi bir su altı doğasından beklediğimiz görüntüden tamamen uzaklaştırarak!
Bu kadarla da yetinmiyorlar, bulundukları bölgeye bir kere yerleştiler mi, orayı artık uzun yıllar terk etmiyorlar. Yani bulundukları bölgeyi önce tahrip edip o bölgedeki canlıları yok ediyorlar ve orada bulundukları sürece avlanmaya devam ediyorlar. Bunun sonucunda sadece halk arasında değil bilimsel çevrelerde de kabul gören bir avcılık şeklini ortaya çıkardılar; “Hayalet Avcılık”. Daha çok ticari avcılığın neden olduğu ama her ne şekilde olursa olsun avcılık sırasında özellikle dipteki kayalara takılarak yırtılıp kopan ve o bölgede mecburen bırakılan özellikle “balık ağları”,  birçok su canlısının ölümüne neden olurlar. Sahipsiz, amaçsız ama her zaman avlanmaya devam ederek. Balıklardan yengeçlere, yumuşak mercanlardan deniz kaplumbağalarına, memelilerden karabatak türü su kuşlarına kadar. Hatta çevrelerinde dalan biz dalgıçlar için bile aynı şekilde tehlikelidirler. Çevrelerinde dolaşırken, üzerimizdeki dalış malzemelerin, uzantıların takılmamasına dikkat etmenin önemi hayatidir. Bazen demir atmış teknenin demirini, bazen oltasını denize sarkıtmış bir amatörün tüm takımını alıkoyarlar. Bir gerçek var ki, “Hayalet Avcılık - Ghost Fishing” sadece Prens Adaları’nın, Türkiye kıyılarının değil, denize kıyısı olan ve ticari balıkçılığın söz konusu olduğu tüm dünya ülkelerinin bir sorunu haline gelmiştir. Ancak üretimlerinde kullanılan malzemeler deniz suyuna dayanıklı olduğundan uzun süreler bırakıldıkları yerde kalıp yıllar boyu birçok deniz canlısı için tehdit oluşturmaya devam ederler. Bu süre boyunca da bu ağlara takılıp ölmüş ve vücutları parçalanmış canlıların yaydıkları koku diğer deniz canlılarının çevrelerinde toplanmalarına neden olur. Bu da başka canlıların ağlara takılıp ölmeleri için bir döngü oluşturur. Üzerlerinde biriken iskeletler de “Hayalet Avcılık” tanımına çok uyar. 

04 neandros agi 280xNeandros yakınlarındaki bir kayalığa takılıp kopan taşlığı kaplayan bir gırgır ağıNeandros yakınlarındaki bir kayalığa takılıp kopan taşlığı kaplayan bir gırgır ağıBenzeri şekilde kaybolmuş ağların neden olduğu bu şekildeki pasif avcılık muhtemelen, insanların bu yöntemleri kullanmaya başladıkları ilk dönemlerden beri söz konusuydu. Ancak, bu şekilde terk edilmiş av malzemelerinin deniz suyuna karşı dirençleri çok fazla olamıyordu. Ancak günümüzde av malzemelerinin hammaddelerinde ve üretim teknolojisindeki gelişmeler onların yıpranmadan yaklaşık 30 yıla kadar suyun altında kalabilmelerini sağlayabiliyor. Bunun sonucunda da denizlerde unutulmuş av araçları günümüzde “Hayalet Avcılık” olarak bütün dünya için bir çevre sorunu olarak ortaya çıktı. Ayrıca, ağların dibe batmasını sağlayan kurşunların da onlarla birlikte suda kaldıklarını da unutmamak gerekir. Tuzlu suda kalan kurşunların da zaman içinde deniz suyuna zehir salgıladıkları da bir gerçektir.

05 karabatak 280xSedef Adası kıyısında bırakılmış bir dip ağına takılıp boğulmuş ve çürümeye başlayan bir karabatakSedef Adası kıyısında bırakılmış bir dip ağına takılıp boğulmuş ve çürümeye başlayan bir karabatakPrens Adaları çevresindeki hayalet avcılığına çoklukla Gırgır avcılığı sırasında dipteki taşlara takılıp bırakılan ağlar neden oluyor. Çektiğimiz fotoğraflarda görülen ağlar da çoğunlukla gırgır teknelerinden arta kalanlar. Daha önceki bölümlerde de belirttiğimiz gibi Gırgır avcılığı aslında yasal bir av yöntemi. Yasal olmayan Gırgır teknelerinin ağ torbalarının ulaşması gereken derinliklerden çok daha sığ sularda avlanıp deniz dibine trol etkisi yapmaları. Ne yazık ki bölgemizde bu yasak avcılık ısrarla sürdürülüyor. Bu nedenle adalar çevresinde dipte sayısız deniz canlısına ev sahipliği yapan taşlıkların tamamına yakını ya tamamen ya da kısmen bu takılıp kopmuş ve unutulmuş ağlarla kaplı ve hepsi birer “hayalet avcı”. Kayalara takılmış bir ağ ise, dibe çökmüş bir ağdan çok daha fazla avcıdır.

Peki, bunun önüne geçmek için ne yapmalı? Halen deniz dibinde bulunan ağlar için neler yapılmalı?

06 hayalet ag 2 280xTaşlara takılıp kopmuş bir gırgır ağıTaşlara takılıp kopmuş bir gırgır ağıDipte takılıp bırakılmış bir ağ için yapılması gereken onların o bölgeden çıkarılmasıdır. Günümüzde bunu gönüllü yapan sivil toplum örgütleri vardır. Zaman zaman açılan ihaleler ile bu ağların denizden çıkarılması devlet eliyle de yapılmaktadır. Adalı dalgıçlar da tamamen kendi imkânları ile zaman zaman derinliklerdeki taşlara takılan ağları çıkarıyorlar. Ancak, bir süre sonra yerlerine yenilerinin geliyor. Her defasında da dipte akla gelebilecek her türlü hasarı meydana getirerek taşlara takılıyorlar.  O nedenle bu ağların bulundukları yerden çıkarılmaları şart, ancak kalıcı bir yöntem değil. Bunun için araştırmacılar, uluslararası kurumlar, üniversiteler ortak çalışmalar yapıyorlar. Artan balıkçılık filoları ve son teknoloji malzeme ile üretilen ağlar ile her geçen gün daha fazla miktarda denizlerin dibinin bu ağlar ile doldurulacak olmasına karşı koruma yöntemlerini araştırıyorlar. Adalar denizinde ise sadece Gırgır avcılığının denetlenmesi bile bölgemizde bu sorunun önüne geçebilecektir.
 Deniz diplerinde hayalet yoktur, olamaz da. Yeter ki, deniz üstündekiler sualtında kendi hayaletlerini kendileri yaratmasınlar.

 

03 girgir agi 840xBüyükada açıklarında bir kayalığa takılmış gırgır ağı. Uzun zamandan beri orada olduğu üzerinde yerleşmiş deniz bibi canlılarından belliBüyükada açıklarında bir kayalığa takılmış gırgır ağı. Uzun zamandan beri orada olduğu üzerinde yerleşmiş deniz bibi canlılarından belli

 

Not:

Dünya genelinde ise, Dünya Tarım Örgütü (FAO- Food and Agriculture Organization) 1995 yılında hayalet avcılığı balıkçılık endüstrisini ve çevre şartlarını olumsuz etkileyen bir faktör olarak açıklamış kaybolan ağların yeniden bulunup çıkarılmalarını önermiştir.

Ayrıca Hayalet Avcılık ile aşağıdaki link ilgilenenler için yararlı olabilecektir.

http://www.ghostfishing.org

 

Okunma 366 defa Son Düzenlenme Salı, 31 Ocak 2017 20:57
Yorum eklemek için giriş yapın

ADALI DERGİSİ SON SAYI

adali 201712 150 240x

DERGİLERDE ARA

    • Bülent Özden (1)
    • Adalı Dergisi (318)
    • Begüm Yavuz (2)
    • Halim Bulutoğlu (28)
    • Ö. Faruk Berksan (16)
    • Adil İzci (4)
    • Ahmet Tanrıverdi (17)
    • Abdullah Onay
    • Avedis Hilkat
    • Aynur Taşyürek (34)
    • Ayşe Ayyıldız (20)
    • Ayşen Güner (5)
    • Bercuhi Berberyan (39)
    • Gündüz Mutluay
    • Pervin Tuğan (1)
    • Pınar Satıoğlu (7)
    • Semra Askeri Uzuner (75)
    • Sosi Cindoyan (28)
    • Stathis Arvanitis (2)
    • Turgut Kuli (4)
    • Viktor Albukrek (38)
    • Yalçın Çilingir (5)
    • Alper Almelek
    • Ayşegül Bayraktar (16)
    • Cihan Yiğin (1)
    • Korhan Gümüş (1)
    • Nedret Tanyolaç Öztokat
    • Nilgün Refiğ Pala (20)
    • Özlem Yüzak (1)
    • Uğraş Salman (1)
    • Cengiz Pala (1)
    • Selahattin Sönmez (1)
    • Mehmet Durmuş
    • Çağnur Şarman (16)
    • Deniz Akkuş (2)
    • Gizem Altın Nance (1)
    • Gül Bolulu (1)
    • Hülya Sucu
    • Muammer Pehlivan (1)
    • Seda Yavuz
    • Yasemin Arpa
    • Zehra Başar
    • Mustafa Özmat (1)
    • Hacer Kırklıkçı (1)
    • Canan Cürgen (2)
    • Marianna Vasiliadiz (15)
    • Nezih Bayraktar (2)
    • H. Can Yücel (28)
    • Serenad Demirhan (3)
    • Volkan Narcı (6)
    • Güneş Uz (4)
    • Ateş Evirgen (14)
    • Defne Koryürek (1)
    • Çiğdem Kayaoğlu (10)
    • Haluk Eyidoğan (4)
    • Ali Erkurt (2)
    • Asu Aksoy (2)
    • Berrin Erkurt (1)
    • Aslı Erdursun (3)
    Close 
    • Prens Adaları (30)
    • Büyükada (67)
    • Heybeliada (76)
    • Burgazadası (28)
    • Kınalıada (14)
    • Sivriada (6)
    • Tavşanadası (2)
    • Yassıada (4)
    • Adalılar (61)
    • Doğa (17)
    • Eğitim (53)
    • Ekoloji (59)
    • Gelenekler (9)
    • Göç ve Nüfus (1)
    • Haklar (33)
    • İmar (15)
    • Kentsel Hizmetler (41)
    • Kültür ve Sanat (185)
    • Lezzetler (10)
    • Planlama ve Gelecek Senaryoları (12)
    • Sağlık (74)
    • Spor (31)
    • Tarihi Miras ve Koruma (36)
    • Tarih (33)
    • Ticari Yaşam (1)
    • Turizm (22)
    • Ulaşım (33)
    • Afetler (10)
    • Din, İnanç (12)
    • Sivil Toplum (107)
    • Hukuk (15)
    • Günlük Yaşam (116)
    • Eğlenme (2)
    • Politika, Siyaset (24)
    • Deniz (53)
    • Mimari (7)
    • Hayvanlar (62)
    • Yayın, Kitap (9)
    • Şiir (29)
    • Vapurlar, Tekneler (5)
    • Ada (62)
    • Sergi (12)
    • Kitap (26)
    • Müzik (33)
    • Yerel Yönetim (6)
    • Adalar Müzesi (22)
    • Balıkçılık (22)
    • Gezi (31)
    • Vordonisi (2)
    • Fotoğraf (7)
    Close